Ankara’ya kent kimliğini kazandıran Cebeci’deki tarihi Ankara Devlet Konservatuvarı binası (günümüzdeki Mamak Kültür Merkezi), yetiştirdiği dev isimler ve mimari dokusuyla Türkiye'nin kültür-sanat mirasını yaşatmaya devam ediyor.
12 Öğrenci ile Başlayan Müzik Yolculuğu
1924’te "Musiki Muallim Mektebi" adıyla kurulan yapı, Atatürk’ün talimatıyla 1936’da icracı sanatçıların yetiştiği Ankara Devlet Konservatuvarına dönüştü. İsviçreli mimar Ernst A. Egli’nin imzasını taşıyan simge bina; konser salonları, derslikleri ve avlusuyla Cebeci’nin ruhunu biçimlendirdi.
Dünyaya Açılan "Cebeci Çocukları"
Türk tiyatrosu, sineması ve müziğinin çınarlarını yetiştiren okul; Cüneyt Gökçer, Yıldız Kenter, Müşfik Kenter, Çetin Tekindor, Haluk Bilginer, Zuhal Olcay, Fazıl Say, Gürer Aykal ve Mazhar Alanson gibi pek çok usta ismi sanat dünyasına kazandırdı. Okulun başarısı öyle bir seviyeye ulaştı ki 1960’larda meşhur Paris Konservatuvarı, kapılarını sınavsız olarak dünyada sadece Ankara Devlet Konservatuvarı mezunlarına açtı.
Sanat Hafızası Hâlen Canlı
Konservatuvarın 1983’te Hacettepe Üniversitesi bünyesine katılarak Beşevler’e taşınmasının ardından tarihi yapı, Mamak Belediyesi bünyesinde Kültür Merkezi olarak hizmet vermeye başladı. Mekân; derslikleri, sergi alanları ve salonlarıyla Başkent’in kültür-sanat ateşini yakmayı sürdürüyor.